calismabarisi@gmail.com

Onaylı Defter; Doldurulması, Saklanması ve Hukuki Durumu

Onaylı Defter; Doldurulması, Saklanması ve Hukuki Durumu

Yazar;Halil Kale, halil_kale@hotmail.com [1]

İş sağlığı ve Güvenliği kanunu işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirmek ve iş kazalarını önlemek amacıyla birçok yenilik getirmiştir bu yeniliklerden biri de tüm işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğüdür. Tüm işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğü ile işveren ile iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi arasında hukuki ve maddi anlamda iletişim problemini beraberinde getirmiştir. Bu problemi çözmek adına 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu 6. Maddesinde; “İşveren görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.[2]” hükmünü getirmiştir. Söz konusu hüküm İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen iş sağlığı ve güvenliği tespit ve öneri defteri, onaylı defter gibi isimlerle anılan bir defter ile somutlaştırılmıştır. Söz konusu yönetmelikte onaylı defter şu şekilde tanımlanmıştır;

“Onaylı defter: İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı tarafından yapılan tespit ve tavsiyeler ile gerekli görülen diğer hususların yazıldığı, seri numaralı ve sayfaları bir asıl iki kopyalı şekilde düzenlenmiş her işyeri için tek olan defteri,[3]

Söz konusu tanıma göre öneri defterinin unsurları şunlardır;

  • Sadece işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı doldurur; İşyerinde görevli işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı dışında kimse tespit ve öneri yazamaz.
  • Tespit tavsiye ve gerekli diğer hususlar yazılır;
  • Seri numaralı olur; sayfalarında seri numara olmasının amacı, sayfa çıkartılmasının önüne geçilmesi ve sayfa çıkarılmışsa ispatının kolay olmasıdır.
  • Sayfaları bir asıl 2 kopya şeklinde olmalıdır; asıl sayfa işyerinde kalır kopya sayfaları iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi veya osgb muhafaza eder
  • Her işyeri için tek; işyerine özgüdür ve bir işyeri için bir tanedir, bir işverenin başka işyeri de varsa orası içinde bir adet öneri defteri temin edilmelidir.

 

Onaylı Defterin Doldurulması

Onaylı defterin kullanımı ile ilgili hususlar İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği 7. Maddesinde belirtilmiştir söz konusu maddeye göre onaylı defter ilk önce işyerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri, Genel Müdürlük veya noter tarafından her sayfası mühürlenerek onaylanmalıdır burada uygulamada defterin onaylatılması için en ucuz ve kolay yol olan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından onaylama yolu seçilmektedir. Onaylı defteri yukarıda da değinildiği gibi sadece işyerinde görevli iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi doldurabilir. Deftere yazılabilecek hususlar ise İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinde, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’de ve İşyeri Hekimi Ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’de belirtilmiştir buna göre deftere;

  • Tespit edilen hususlar, tavsiyeler ve gerekli görülen diğer hususlar,
  • İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin birlikte yaptığı çalışmalar,
  • İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimin yaptığı rehberlik faaliyetleri,
  • Risk değerlendirmesi çalışmaları,
  • Çalışma ortamı gözetimi,
  • Eğitim, bilgilendirme ve kayıt faaliyetleri,
  • Sağlık gözetimi faaliyetleri yazılmalıdır.

Yazılan hususlar işverene tebliği gibi sayılacağından açık ve anlaşılır şekilde olması gerekir, “işyeri uygun değildir”, “işyerinde iş güvenliği yoktur” gibi ibareler iş güvenliği konusunda uzman olmayan işverene yeterli bilgi ve açıklık sağlamayacağından tebliğ yapılmamış gibi sayılabilir. Ayrıca yazılan hususlar ile ilgili kanıt niteliğinde veya açıklayıcı nitelikteki resimler, görseller vs. sayfa ekine konulabilir burada dikkat edilmesi gereken husus sayfa ekine resim vs. konulacaksa defter sayfasında atıf yapılmalı ve deftere yazılması gerekli hususlar başka bir sayfaya yazılıp deftere hiç yazmadan sayfa eki yapılmamalıdır bu durumlar defterin kanıt olma ve işverene bildirim yapılmış olma unsurlarını zayıflatmaktadır.

Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrasında ise onaylı defterin sayfaları yapılan tespite göre iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ile işveren tarafından birlikte veya ayrı ayrı imzalanır denilmektedir buradan çıkarılacak sonuç yapılan tespit iş güvenliği uzmanını veya işyeri hekimini ilgilendirmiyorsa imza atmasına gerek yoktur olmalıdır. Aynı maddenin devamında ise “Defterin imzalanması ve düzenli tutulmasından işveren sorumludur.” denilmek sureti ile imzaların takibi yükümlülüğünü işveren vermiş olup iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin yaptıkları tespitlere karşı işverenin imzadan imtina etmesi hususunun önüne geçilmeye çalışılmıştır.

İş güvenliği uzmanlarını ve işyeri hekimlerini koruyan bir diğer husus ise her sayfanın üç nüsha düzenlenmesi ve iş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin bir nüshayı alabilmesidir bu durumda iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi aleyhine açılacak davalarda uzman ve hekim kendisini daha kolay savunabilecektir. Asıl nüshayı saklama yükümlülüğü ise işverene verilmiştir. Onaylı defterlerinin saklanması hususunda yönetmeliğin 13. Maddesi OSGB’de görevli iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimleri için bir istisna getirmiştir buna göre; “OSGB’lerce görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı tarafından saklanması gereken onaylı defter suretleri, OSGB arşivinde tutulur ve istenmesi halinde denetime yetkili memurlara gösterilir.[4]” denilmiştir.aynı fıkranın devamında “kendilerinden talep edilmese dahi, sözleşme süresi sonunda bütün kayıt ve dosyalar OSGB’lerce işverene teslim edilir.” denilmiştir fakat burada OSGB’leri İş Güvenliği Uzmanlarını ve İşyeri Hekimlerini hukuki olarak koruyucu nitelikteki onaylı defter suretlerinin sözleşme bitiminde neden işverene iade edileceği anlaşılamamaktadır.

Tespit ve Öneri Defterinin Hukuki Durumu

Bilindiği üzere ülkemizde yaşanan iş kazaları ile ilgili kimi ceza davalarında iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri sanık sandalyesine oturtulmaktadırlar. Bu durum da iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin kendilerini daha fazla koruma gereksinimi duymalarına yol açmaktadır. 6331 sayılı İş Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin işyerinde tespit ettikleri noksan hususlar ile ilgili yapması gerekenleri belirtmiştir buna göre ikili bir ayrım yapmak mümkündür;

  • Alınması gerekli tedbir acil durdurma gerektiren veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenler durumlardan biriyse;
    • İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi tespitini ve alınması gerekli tedbiri tespit ve öneri defterine yazacak ve işverene makul bir süre verecektir burada makul süre tehlikenin aciliyeti ve alınacak önlemin büyüklüğü, maliyeti vs. unsurlara bağlıdır ve her durum için ayrı belirlenmelidir.
    • Verilen makul sürede tedbir hiç alınmamış veya yeteri kadar alınmamışsa işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı olarak bildirimde bulunacaktır.
  • Alınması gerekli tedbir acil durdurma gerektiren veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenler durumlardan biri değilse;
    • İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekiminin tespitini ve alınması gerekli tedbiri tespit ve öneri defterine yazması yeterlidir.

Alınması gerekli tedbir acil durdurma gerektiren veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenler durumlardan biri olup da iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi tespitini ve alınması gerekli tedbiri tespit ve öneri defterine yazmış fakat işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumuna bildirimde bulunmamışsa uzman ve hekimin sorumluluğu ile ilgili tartışmalar bulunmaktadır söz konusu durumla ilgili Yargıtay 12. Ceza Dairesinin  2015/2717 Esas ve 2016/489 Karar sayılı kararında;

Anılan şirkete ait dosyada mevcut onaylı iş yeri defterine, şirkette açık uçlu kabloların bulundurulmaması, ünitelerde bulunan elektrik panolarına kaçak akım rölesi takılması ile elektrik tesisat ve topraklama sistemlerinin yılda en az bir kez kontrol edilmesi gerektiği iş güvenliğini uzmanı sanık A. tarafından yazıldığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 4. fıkrasında, onaylı deftere yazılan tespit ve önerilerin işverene tebliğ edilmiş sayılacağının belirtilmesi karşısında;

1-Görev sorumluluğu kapsamında işyerindeki olaya konu aksaklıkları tespit eden ve iş yeri defterine maddeler halinde yazarak görev ve sorumluluğunu yerine getiren iş güvenliği uzmanı sanık A.. D..’a olay nedeniyle kusur izafe edilemeyeceği gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir[5].” Denilerek iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekiminin onaylı deftere noksanlığı yazması durumunda sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Ceza hukuku ile ilgili sorumlulukta olayla hareket arasında illiyet bağı bulunmalıdır, işyerinin hakimi olan işveren iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekiminin önerilerine ve tespitlerine uyup uymamakta serbesttir. Uzmanların ve hekimlerin işverenin önerilere uymaması durumunda sanki işverenmiş gibi davranıp alınması gerekli tedbirleri alma güçleri bulunmamaktadır zaten 6331 sayılı iş güvenliği kanunu da iş güvenliği uzmanlarına ve işyeri hekimlerine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Alınması gerekli tedbirler alınmaması durumunda Çalışma ve İş Kurumuna bildirim yapılması durumunda da Çalışma ve İş Kurumunun veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bizzat önlemi alması yükümlülüğü bulunmamaktadır ancak işverene önlem alması için idari yaptırımda bulunabilirler. Bu durumdan da anlaşılacağı gibi işyerinde bir önlem alınacaksa bu önlemi işveren almalıdır ve işverene önlem alması yönünde yapılan bildirimler artık iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin kaza ile ilgili illiyet bağını kesmektedir çünkü araya işverenin iradesi girmektedir. Bu durumda da yukarıda bahsedilen Yargıtay kararından da anlaşılacağı gibi iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi eğer öneri defterine noksanlığı usulüne uygun şekilde yazmışsa sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu konu ile ilgili bir diğer Yargıtay kararında ise özetle çalışanların üzerinden vinç ile malzeme geçirilirken vincin devrilmesi sonucu malzemelerin aşağıdaki çalışanları ezerek öldürmesi ile sonuçlanan kazada; iş güvenliği uzmanını vinçle yapılan tehlikeli çalışmada malzeme hareket ettirilirken aşağıda işçilerin çalışmaya devam etmesinin mutad çalışma şekli olup olmadığını öneri defterine yazmamasından dolayı ve vincin periyodik kontrolü olmadığını öneri defterine yazmasına rağmen takip etmemesinden kusurlu olduğunu belirtmiştir.[6]

Sonuç

Yukarıdaki Yargıtay kararları ve mevzuat birlikte değerlendirildiğinde iş güvenliği uzmanının veya işyeri hekiminin acil durdurma gerektiren veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenler durumlarda Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bildirimde bulunma yükümlülüğü olduğu bu bildirimi yapmasa bile cezai sorumluluğu olmayabileceği sonucu çıkarılabilir. Bu konuda Yargıtay’ın görüşleri 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun çok yeni olmasından dolayı çok kısıtlıdır ve devamlılık kazanmamıştır.

 

Kaynaklar;

  • 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği
  • İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik
  • Hekimi Ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik
  • Ceza Dairesi 2015/2717 E.,  2016/489 K.
  • Ceza Dairesi 2015/9786 E.,  2016/6131 K.

[1] Makine Mühendisi, Hukuçu

[2] 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

[3] İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği

[4] İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği

[5] 12. Ceza Dairesi  2015/2717 E.  ,  2016/489 K.

[6] 12. Ceza Dairesi  2015/9786 E.,  2016/6131 K.

2 Comments

  • şenol

    Peki her şey tamamda,iş veren sizden önceki isg uzmanını deftere eksik yazmak istediği için çıkışını verdik derse ve defteri uzmanın sorumluluktan kurtulmasının bir aracı olarak görüyorsa,yani beraber çalışıyorsak sorumluluğumuz ortak diye düşünüyorsa ve deftere eksik yazdırmak istemiyorsa.İş yeri çok tehlikeli sınıfta ve on yıldır isg hizmeti almasına rağmen(yasa çıkmadan önce dahil) yaklaşık üç yıldır deftere herhangi bir tespit yazılmadıysa,eksiklerin hiç bir şekilde yazılı kaynakta (kurul tutanağı,meail vb.)ifade edilmesini istemiyorsa ne yapabiliriz.
    Mesela işverenin haberi olmadan paralel bir isg tespit ve öneri defteri tutup ve riskleri buraya yazıp oluşabilecek herhangi bir sıkıntıda tuttuğumuz defteri kanıt olarak sunabilir miyiz.

    • admin

      Şenol bey merhaba tespit ve öneri defteri ve kurul tutanaklarının amacı işyerinde var olan tehlikelerden işveren de dahil olmak üzere ilgililerin haberdar olmasını sağlamaktır. Sizin tutmak istediğiniz ayrı defterden işverenin haberi olmayacağı için bu amaca hizmet etmeyecektir. Bu yüzden mahkemede işverene veya vekiline tehlikeler konusunda bildirim yaptım şeklinde savunma yapamazsınız hatta bu durum aleyhinize bile dönebilir, tehlikelerden haberdar olduğunuzu ve bu tehlikeler konusunda işveren bilgilendirme yapmadığınızı ispat etmiş olursunuz. İş güvenliği profesyonellerinin önemli problemlerinden biri de sizin de bahsettiğiniz gibi tespit ve öneri defterini özgürce dolduramamaktır bu konuda şu anda yapılacak en iyi şey sizin defteri doldurmanıza izin vermeyen işverenle çalışmamaktır. Söz konusu problem isg sözleşmelerinde olduğu gibi onaylı defter bildiriminin de devlet aracılığı ile elektronik ortamda tutulması ile aşılabilir diye düşünüyorum. İyi Günler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir