calismabarisi@gmail.com

15 Maddede Kadın Çalışanların Hakları

Anayasamız kimsenin, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamayacağını ve küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunacağını hükme bağlamıştır. Genel anlamda çalışma şartları ve koşulları bakımından 4857 Sayılı İş Kanunu ve 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu birlikte değerlendirildiğinde kadın işçiler ile ilgili olarak aşağıda yer alan düzenlemeler yer almaktadır:

1-Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde bu süreler doğumdan önce on, doğumdan sonra sekiz hafta olarak belirlenmiştir. Sağlık durumunuz uygun ise ve doktorunuz da bu durumu onaylarsa doğumdan önceki son üç haftaya kadar çalışmaya devam edebilirsiniz. Bu durumda doğum öncesi çalıştığınız süreler doğum sonrası izin sürenize eklenir. Başka bir deyişle, doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışan bir kadın işçi, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresinin beş haftasını çalışarak geçirdiğinden, bu süreyi doğum sonrasına aktarabilecek ve böylece doğum sonrası sekiz haftalık izin süresine söz konusu beş haftanın da eklenmesi ile toplam on üç hafta izin kullanabilecektir.

2-Kadın işçilerin doğumdan önce ve sonra sekizer haftalık sürelerde çalıştırılmaları yasaktır. Dolayısıyla bu sürelerde işe gelmeyen kadın işçinin hizmet akdi işverence feshedilemez.

3-Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, gebe işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu durumda kadın işçinin ücretinden bir indirim yapılmaz.

4-Kadın işçiye hamileliği süresince, çalışırken periyodik kontrolleri yaptırabilmesi için işveren tarafından ücretli izin verilir.

5-Kadın işçilerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 74. maddesi hükümleri uyarınca doğumdan önce ve sonra çalışmalarının yasak olduğu sekizer haftalık (çoğul gebeliklerde doğumdan önce on, doğumdan sonra sekiz haftalık) süreler, yıllık izin haklarının hesabında çalışılmış gibi sayılır. Örneğin; 01.01.2009 tarihinde işe giren ve 01.05.2009 tarihinden itibaren toplam onaltı hafta doğum öncesi ve sonrası izin kullanan kadın işçi, bu süreler çalışılmış gibi sayılacağından 01.01.2010 tarihinde yıllık ücretli izne hak kazanacak, doğum izninden dolayı yıllık izne hak kazanma tarihi bakımından herhangi bir kaybı olmayacaktır. Doğum öncesi ve sonrası onaltı haftalık (çoğul gebeliklerde onsekiz haftalık) izin süresi tamamladıktan sonra, izin talep edilmesi halinde altı aya kadar ücretsiz izin kullanabilir. Ancak bu süre yıllık ücretli izin hakkınızın hesabında dikkate alınmaz. Örneğin; 01.01.2009 tarihinde işe başlayan ve hamileliği nedeniyle kullandığı doğum öncesi ve sonrası sekizer haftalık izin sürelerini 01.05.2009 tarihinde tamamlayan kadın işçinin, bu izinlerinin hemen ertesinde altı ay ücretsiz izin kullandığını varsaydığımızda, yıllık izne hak kazanma tarihi (altı aylık ücretsiz izin süresi yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmayacağından) 01.01.2010 değil, 01.06.2010 tarihi olacaktır.

6-Kadın işçi çocuğu bir yaşına gelinceye kadar, onu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saatlik süt izni hakkı bulunmaktadır. Kadın işçi günde toplam bir buçuk saatlik süt iznini hangi saatler arasında ve kaça bölerek kullanacağını kendisi belirler. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için verilmesi zorunlu olan günde toplam bir buçuk saatlik süt izinleri günlük çalışma süresinden sayılır. Dolayısıyla işveren, süt izni kullanan kadın işçinin ücretinden herhangi bir kesinti yapamaz.

7-Gebe veya emziren kadın işçiler günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz. İşveren kadın işçilere, gebe olduklarının doktor raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar gece çalışması yaptıramaz.

8-Emziren kadın işçiler doğum tarihinden başlamak üzere altı ay süre ile gece postalarında çalıştırılamazlar. Emziren kadın işçilerde bu süre, ana ve çocuğun sağlığı açısından gerekli olduğunun işyeri hekimi, işyeri ortak sağlık birimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırasıyla en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, Hükümet veya belediye doktoru raporuyla belgelenmesi halinde, bir yıla kadar uzatılır.

9-İşverenler, yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun;

  • 100-150 kadın işçi çalıştırmaları halinde bir yaşından küçük çocukların bırakılması, bakılması ve emziren kadın işçilerin çocuklarını emzirmeleri için, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odası,
  • 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurt, açmak zorundadırlar. İşyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.

10-Kadın işçinin eşi de işin postalar halinde yürütüldüğü aynı veya ayrı bir işyerinde çalışıyor ise, kadın işçinin talebi halinde gece çalışması eşinin çalıştığı gece postasına rastlamayacak şekilde düzenlenir. Aynı işyerinde çalışan karı kocanın aynı gece postasında çalışma istekleri işverence, olanak oranında karşılanır.

11-İşyerinde işveren, sadece cinsiyet (kadın olması) nedeniyle daha düşük ücret ödeyemez. Irk, renk, medeni hal, aile yükümlülükleri, din, siyasi görüş ve benzerleri gibi cinsiyet, hamilelik ya da doğumda hizmet akdinin feshi için geçerli sebep oluşturmaz.

12-Doğum sebebi ile geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanabilmesi için;

  • Hizmet akdi kapsamında veya köy ve mahelle muhtarı ile kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar kapsamında sigortalı olması,
  • Doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün sigorta primi bildirilmiş, bağımsız çalışan ise ayrıca prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödemiş olması gerekmektedir.

13-Analık halinde geçici iş göremezlik ödeneğinin amacı, kadın işçinin analık sebebiyle istirahatlı kaldığı dönemdeki gelir kayıplarını telafi edebilmektir. Bu sebeple kadın işçinin çalışmayarak istirahatlı kaldığı doğumdan önce ve doğumdan sonraki sekizer haftalık, çoğul gebeliklerde doğumdan önceki on ve doğumdan sonraki sekiz haftalık sürenin her günü için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Doğum yapılan tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde alınmış olunan prime tabi brüt ücretler toplamının günlük ortalaması bulunur. Ayaktan istirahatlı olunması halinde bu tutarın 2/3’ü, yatarak tedavilerde bu tutarın 1/2’si, analık sebebiyle çalışmayan her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.

14-Emzirme ödeneğinden yararlanabilmek için;

  • hizmet akdine tabi olarak ya da hizmet akdine tabi olmaksızın kendi adına bağımsız olarak çalışan kadın olmak,
  • doğan çocuğun yaşıyor olması,
  • doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirmiş olması,

kendi adına bağımsız çalışılıyor ise 120 gün prim ödeme şartının yanı sıra genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödemiş olması gerekmektedir. Emzirme ödeneği çocuk başına ve doğum tarihinde geçerli tutar üzerinden verilmektedir.

15-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre 4/a kapsamındaki kadın sigortalılar, analıkları halinde çocuklarının bakıma muhtaç olduğu ve bu sebeple çalışmadıkları en fazla iki yıllık süreyi borçlanabileceklerdir. Bu hak en fazla iki çocuk için kullanılabildiğinden, kadın işçilerin toplamda borçlanabilecekleri süre dört yıldır. İki yıllık süre doğum tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Söz konusu iki yıllık süre içinde kadın işçi ne kadar çalışmamış ise o kadar süre borçlanabilecektir.

(8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği için Ankara’ya giden ve yaşamını yitiren 7 işçiye Allah’tan rahmet yakınlarına sabır diler tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutlarız.)

Kaynak:http://www3.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP%20Repository/itkb/dosyalar/yayinlar/yayinlar2013/2011_38

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir