calismabarisi@gmail.com

Ara Dinlenme Uygulamaları (Yargıtay Kararları Eşliğinde)

Yazar; Alper YILDIRIM

Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir biçimde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenme süresi en az onbeş dakika olarak kullandırılması,  dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ara dinlenme kullandırılması ve yedibuçuk saati aşan çalışmalar için ise en az bir saat ara dinlendirme verilmesi gerekmektedir.  Ancak kanunla belirlenmiş olan bu süreler (15 dakika, yarım saat ve 1 saat) alt limit olarak belirlenmiş olup işveren tarafından bu süreler yukarıya çekilebilir. Uygulamada günlük yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanunu’nun 63. Maddesi ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağından, 68. Maddede belirtilmiş olan yedibuçuk saati aşan çalışmalar için en az bir saat ara dinlenme verilmesi, günlük onbir saate kadar olan çalışmalar için kabul edilmesi hukukun genel ilkelerine daha uygun düşecektir. Diğer bir deyişle günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenme süresi en az bir saat, onbir saati aşan çalışmalar için ise ara dinlenme süresinin en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairsinin 05.06.2017 (Esas No:2017/5302, Karar No: 2017/9751) tarihli kararında da özetle; …………… İşçiye verilen ara dinlenme süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. Maddesinde düzenlendiği, anılan madde hükümlerinde dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesinin en az onbeş dakika , dört saatten fazla ve yedibuçuk saten az çalışmalar için ara dinlenmesinin  yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar için ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmesi gerektiğini, uygulamada yedibuçuk saati aşan çalışma sürelerinin de olabildiği ve İş Kanunu’nun  63. Maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saat ara dinlenme süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalar ile ilgili olduğunu kabul edilmesi gerektiğini, onbir saten fazla çalışmalarda ise ara dinlenmesinin en az birbuçuk saat olarak verilmesi gerektiği şeklinde  karara bağlanmıştır.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz (15 dk, yarım saat, bir saat) dinlenme süreleri en az olup aralıksız bir biçimde kullandırılması gerekmektedir. Ancak bu süreler, iklim mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir. Yine Yargıtay’ ın çeşitli karalarına göre; ara dinlenme süresinin işe ara dinlenme süresi kadar geç başlama ya da işten erken çıkma şeklinde kullandırılması doğru değildir.

Ara dinlenmelerin, işyerindeki işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılması mümkündür. Ara dinlenmeler çalışma süresinden sayılmaz. Örneğin; 08.00 ‘ de işe başlayan ve 12.00-12.30 da yemek molası verip tekrar iş başı yapıp 16.00’ da işten çıkan biş işçinin günlük çalışma süresi 8 saat değil 7,5 saat olarak hesap edilecektir. Yine Yargıtay’ a göre toplu iş sözleşmesinde ara dinlenmelerin çalışma süresi olarak kabul edileceğine ilişkin bir hüküm konulmuş olsa bile, işçi ara dinlenme süresinde çalıştırılmamış ise bu süre fazla çalışma olarak değerlendirilemez ve zamlı ücret istenemez. Ancak işçi fiilen ara dinlenme süresinde çalıştığını ispat ederse fazla mesaiye hak kazanır.

İşçi ara dinlenme süresi içinde işyerinde bulunmak zorunda mıdır? Tabi ki bu sorunun cevabı hayır olacak. Çünkü ara dinlenme saatlerinde işçi işverenden bağımsızdır. Hatta doktrinde işçi işverenin talimatıyla işinin başında bekletilir anacak iş yaptırılmaz ise dahil bu süre iş süresinden sayılacak olup ücrete tabi olacaktır. Bu bağlamda işçi ara dinlenme süresini serbestçe kullanabilir, dinlenme süresini işyeri dışında geçirebilir. Burada dikkat edilmesi gereken hususu kanunda öngörülen süre içerisinde (15 dk, yarım saat, bir saat) ara dinlenme sürelerinin kullanılıp, belirlenen bu sürelerin akabinde işbaşı yapılmasıdır. Peki mevzuata aykırı bir şekilde ara dinlenme saatlerine uymamak ne gibi sakıncalar doğuracaktır? İşverene bu durumda İş Kanunun 103. Maddesinde yer alan idari para cezası uygulanacak, yine ara dinlenme süresinde işçi çalıştığından fazla mesai olgusu gibi bir ilave maliyet yükü işverene yüklenecek olup ayrıca yine iş saatleri içerisinde ara dinlenme kullandırılmaması halinde işyerinde meydana gelebilecek bir İş Kazası veya ortaya çıkabilecek bir Meslek Hastalığında sorumluluk direkt bir şekilde işverene yüklenecektir. Tüm bu yazdıklarım çerçevesinde değerlendirdiğimiz zaman çalışanları mevzuatla yer alan sınırlar dahilinde dinlendirmek sadece işçilerimiz lehine olmayıp daha çok işverenlerimizi ciddi bir maliyet ve sorumluluktan da kurtaracaktır.

2 Comments

  • taha

    ara dinlenmesinde kaza yaşanırsa; örneğin yemek yemeye çıkıldı ve araç kazası yapıldı. şirket aracı değil (veya şirket aracı) ise iş kazası olur mu? İş veren sorumluluğu nedir?

    • admin

      Merhaba Taha bey söz konusu durumu da 5510’un iş kazası maddesinin işe gidiş ve gelişlerde işveren tarafından sağlanan araçta geçirilen kazalar maddesine sokabiliriz, yani taşıt işveren tarafından sağlanmışsa iş kazasıdır, taşıtı işveren sağlamamış ve herhangi bir talimat da vermemişse iş kazası değildir. Taşıtın işveren tarafından sağlandığı veya taşıtın işveren tarafında sağlanmadığı fakat işverenin talimatı vs. olduğu durumlarda işverene yüklenebilecek kusuru oranında sorumluluğu bulunmaktadır, taşıtın işveren tarafından sağlanmadığı durumlarda yaşanan olay iş kazası olmadığı için sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir