calismabarisi@gmail.com

İlaç Sektöründe Fazla Mesai Devrimi (Yargıtay’dan Tıbbi Mümessilleri Sevindirecek Karar )

Yazar;Mehmet Solak

Yargıtay tıbbi mümessillerin fazla mesai ücretleri ile ilgili emsal bir karara imza attı. Yerel mahkemenin işveren lehine verdiği kararı bozan Yargıtay, fazla mesainin ödenmesi kararını verdi.

Tıbbı mümessillik; şık görünümlü çalışanlar, bindikleri yeni model arabalar, 5 yıldızlı otellerde konaklamalı toplantılara bakılınca çoğu kişi için imrenilecek bir iş. Oysa her yıl artan hedefler, pazarda sert bir rekabet, sürekli şık görünme zorunluluğu ve çoğu zaman evde devam edilen mesai, raporlar, planlamalar ile iş hayatının en stresli sektörlerinden biri. Üstelik performans ya da pazardaki küçülme gibi gerekçelerle bir sporcu gibi 40 yaşını bile göremeden iş akdinin feshedilmesi bu işin bir gerçeği. Sonrasında yeni baştan iş arayışı, bozulan düzenler…

İşten ayrılan ya da çıkarılan birçok kişinin eve taşan mesailerle ilgili mahkemelere yaptığı başvurularda tüm davalar işveren lehine sonuçlanmıştır. Nitekim Yerel mahkeme, “İlaç mümessili olan davacının günlük çalışma saatlerinin tam olarak belli olmadığı, esasen tanıkların da bu yönde tahmini beyanda bulundukları, davacının çalışma saatlerini programını belirleyip, kendisi ayarladığı, çalışma saatlerinin belirlenebilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca davacının işyeri özlük dosyasındaki bilgilerden çalışması karşılığında prim aldığının da anlaşıldığı, dolayısıyla davacıya çalışması karşılığında prim ödemeleri de yapıldığından ve tanık beyanlarına göre davacının inandırıcı ve somut deliller ile fazla çalışma yaptığı ve hafta tatillerinde çalıştığı hususu ispat edilemediğinden” davanın reddine karar vermiş.

Temyiz sürecinin sonunda, Yargıtay emsal olabilecek bir karara imza atarak, dava işçi lehine sonuçlanmıştır.

Yargıtay’ın yorum bile gerektirmeyecek kadar net olan gerekçesi şöyle:

“Satış ve tanıtım temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Temsilci, işverenin talimatına uymadan kendi programı doğrultusunda hareket ediyor, ziyaretleri kendisi belirliyor ise kendi mesaisini kendisi belirliyor demektir. Ancak işveren tarafından belli bir program dâhilinde ziyaret etmesi ve o gün bitirmesi ile bunun raporlanması isteniyor ve bu ziyaret ve program günlük ve haftalık çalışma saatini aşıyor ise temsilcinin mesaisinin belirlemediği kabul edilmeli ve fazla mesai ücret alacağı hesaplanmalıdır.

Temsilciler genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın, yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamdayüzde usulü ile çalışması söz konusuolacağından fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.” 

Yargıtay’ın 14.12.2015 tarihli bu kararının, sektörde bundan sonra açılacak davalarda örnek olacağından tıbbi mümessillerin fazla mesai alamama ihtimaline karşı çalışma hayatı boyunca kendisinden mesai dışı ve hafta sonu hazırlaması istenen raporlar ile iş talimatlarına dair e-postaları ve iş çizelgelerini muhafaza etmeleri dava sürecinde kendilerine çok faydalı olacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir