calismabarisi@gmail.com

İş İlişkisinde İbraname ve Boş Senet

Genel olarak ibraname alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borçtan kurtarılmasına ilişkin yapılan sözleşmeye denir. İşçi işveren ilişkisi açısından ise; işçinin işverenden olan tüm alacağını aldığını ve onun geçmişe dönük olarak borcu kalmadığını beyan eden bir belgedir.

2012 yılında 6098 sayılı Borçlar Kanunu yürürlüğe girene dek, işçilik alacakları yönünden işverenlerin aldıkları ibranameler önemli sorunlardan birisini oluşturmaktaydı. Çünkü günümüzde işçi daha işe girerken boş kâğıda imzası alınmakta ve iş akdine son verilirken bu boş belgeler ibraname şeklinde doldurulmaktaydı. Bu durumda işçi, bu belge aleyhine delil teşkil ettiği için, tahsil edemediği alacağı tümüyle kaybetme tehlikesi yaşamaktaydı.

Emeği karşılığında aldığı ücretle kendisi ve ailesinin geçimini temin eden bir işçinin nedensiz yere işvereni ibra etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. İş Hukukunda ibra sözleşmeleri dar yorumlanmalı ve borcun asıl sona erme nedeni ifa olarak ele alınmalıdır.

İbra sözleşmesi yapılırken İrade bozukluğu hallerinde ( taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın ya da üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde)  ibra iradesine değer verilemez.

İş İlişkisinin Devamı Sırasında Düzenlenen İbra Sözleşmeleri

İş ilişkisinin devamı sırasında düzenlenen ibra sözleşmeleri geçerli değildir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak ya da bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmiş sayılmalıdır.

İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi de mümkün olmaz. Bu nedenle işveren tarafından işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez.

İşçinin ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir.

İbranamenin geçerliliği İçin Gerekli Şartlar

İbraname, Borçlar Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenmiş olup, 420. maddesinde işçi işveren ilişkisiyle sınırlı olarak ibraname sözleşmesine yer verilmiştir. Kanunun anılan maddesine göre;

1.İbranamenin yazılı olması şarttır. Burada aranan, ispat değil geçerlilik şartıdır. Yani yazılı şekle uygun olmayan ibranameler geçersiz olur.

2.İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi şarttır.

3.İbraname, iş akdinin sona ermesinden itibaren en az 1 ay geçtikten sonra düzenlenmelidir.

4.Ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Böylelikle ispat sorunlarını ortadan kaldırılarak ifa gerçekleşmeden ibra geçersiz kılınmış, işçinin almadığı bir para için belge düzenlemesinin önüne geçilmiştir.

Bu unsurları taşımayan ibranameler kesin olarak hükümsüz olup, banka aracılığıyla ödeme ve akabinde ibra imzalanmışsa ödeme miktarı kadar kısmı makbuz sayılacak, Ancak bu belgelerin makbuz hükmünü taşıyabilmesi için de, ödemelerin banka yoluyla yapılmış olması zorunludur. Aksi takdire bu belgeler, makbuz olarak dahi hüküm ifade etmeyecektir.

Yargıtay Kararlarında İbranamelere İlişkin İlkeler

 1. İbraname, bir borcun tam ya da kısmen ifa edilmeden sona ermesini sağlayan özel bir sona erme nedeni olup işçinin iradesinin serbest olup olmadığı titizlikle araştırılmalıdır. Çünkü uzun süren emeğin karşılığı kısmen veya tamamen alınmadan borcun sona erdirilmesi, hayatın olağan akışına uygun değildir.

2. İş hukukunda borcu sona erdiren asıl sebep ifa olarak kabul edilmelidir. Bu sebeple ibranameler dar olarak yorumlanmalı ve bu belgelere sınırlı bir değer verilmelidir.

3. İfa edilen miktarla ibranın sona erdirdiği toplam alacak mukayese edilmeli ve gabin (aşırı yararlanma) yönünden titiz bir değerlendirme yapılmalıdır.

4. Bu ilkeleri hayata geçiren bir ölçüt olarak, iş ilişkisinin devam ettiği aşamada alınan ibranameler geçersiz sayılmalıdır. Çünkü bu evrede, işçinin iradesinin serbest olmadığı hususunda karine mevcuttur.

5. İşverenin varlığını veya miktarını inkâr ettiği bir alacakla ilgili ibranameler geçersiz kabul edilmelidir. Çünkü inkâr edilen bir alacağın ödeme yoluyla sona erdirilmesi, hayatın olağan akışına aykırıdır. Ödeme olmadan sona erdirme durumunda ise irade fesadı ön plana çıkar.

6. İşveren kayıtları ile çelişen ibranameler geçersiz kabul edilmelidir. Çünkü kayıtlara aykırı bir borcun sona erdiğinin bildirilmesi, gerçekte ödeme olmadığının, dolayısıyla iradenin fesada uğradığının karinesini teşkil eder.

Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.

Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre; miktar içeren ibra sözleşmelerinde alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir.

Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise geçerlilik sorununu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi uygulanmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır.( Y.9. Hukuk Dairesi 15.07.2010 gün 2008/21686E- 2010/24117K)

Çalışırken  Boş Senet Alınabilir mi ?

İşveren, iş akdi devam ettiği sırada ve hatta daha kurulurken, işçiden boş kâğıtlar alabilir. Bu uygulama ile maalesef sık sık karşılaşılmaktadır. Bu boş kâğıtların, iş akdi sona ererken, tutarlar da yazılmak suretiyle kanuni hükümlere uygun hale getirilmesi mümkündür. Uygulamada karşılaşılabilen kötü örneklerden birisi de, iş akdi devam ederken, ibranameye iş akdinin sona ermesinden 1 ay sonraki bir tarihin atılarak işçinin banka hesabına çeşitli işçilik hakları ile ilgili para yatırılıp sonra çektirilerek, işverence geri alınmasıdır. Bütün bu işlemler sırasında işçinin iradesinin serbest olmadığı açıktır. Kanun, ibraname tarihinin resmi olmasını aramadığı gibi, alacak kalemleri ve tutarları ile ibraname tarihinin, işçinin el yazısı ile düzenlenmesini de şart koşmamıştır. Bu sakıncanın giderilebilmesi için, ibraname tarihinin resmi olarak belgelendirilemediği durumlarda, banka vasıtasıyla yapılan ödemenin de, iş akdi sona erdikten en az 1 ay sonra gerçekleşmesi veya en azından işçi tarafından paranın, bu süre geçtikten sonra çekilmiş olması aranmalıdır.                              Mehmet SOLAK

                                                                                                                                                                                     

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir