calismabarisi@gmail.com

İşveren Değişikliğinde Ücret Gelirinin Vergilendirilmesi

GİRİŞ

Bazı işveren/işveren vekillerimiz kraldan çok kralcı olmaya çalıştıkları zaman bu durumdan en çok zarar gören kesim yine tabi ki işçilerimiz olmaktadır. Ne mi demek istiyorum. Şöyle ki işveren/işveren vekili arkadaşlarımız yeni işe aldığı işçilerle ilgili geçmiş aylara ilişkin gelir vergisi matrahlarını istiyor. Neden mi? Çünkü söz konusu işçinin geçmişten gelen gelir vergisi kümülatif vergi matrahlarını kaldığı yerden devam ettirmek için. Peki yapılan bu uygulama doğru mu? Elbette HAYIR.

ÖRNEK BİR ÖZELGE

Yaptığım araştırmalar sonucunda 10.06.2011 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü tarafından ulaşabildiğim özelge aynen şöyle kaleme alınmıştır.

“İlgide kayıtlı özelge 01/01/2010-09/04/2010 tarihleri arasında … içerisinde bulunan … Şirketi Serbest Bölge Şubesinde çalıştığınız, söz konusu işyerinde kazandığınız ücretin Serbest Bölgeler Kanunu’na istinaden vergiden muaf olduğu, adı geçen firmadan 09/04/2010 tarihinde ayrılarak … Tersaneler bölgesinde bulunan … firmasında 07/06/2010 tarihinde işe başladığınız, yeni çalışmaya başladığınız firmaya işe girişte bilgi amaçlı olarak önceki çalıştığınız firmada elde ettiğiniz geliri gösteren vergiden muaf kümülatif vergi matrahınızı bir yazı ile beyan ettiğiniz, firma beyan ettiğiniz vergiden muaf kümülatif vergi matrahınızı, başlangıç olarak kabul ederek vergiye tabi olan ücretleri de bu matrah üzerine ekleyerek gelir vergisi hesaplamaya başladığını belirtilerek, Serbest Bölgede çalıştığınız süre içerisinde kazandığınız ücrete ait kümülatif vergi matrahınız, aynı yıl içerisinde ünvanı farklı serbest bölge dışındaki yeni firmada vergi diliminin belirlenmesi için vergiye tabi ücretinizin vergiden muaf kümülatif vergi matrahınıza dahil edilecek şekilde belirlenip belirlenmediğini ya da bu iki vergi matrahının birbirinden ayrılarak vergiye tabi kazandığınız ücretler sıfırdan başlayarak vergi dilimini hesaplanıp hesaplanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde, “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…” denilmekte olup,  62’nci maddesinde ise “İşverenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir.”  denilerek “işveren”in tanımına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, aynı Kanun’un 86’ncı  maddesinde ise “Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (4962 sayılı Kanunun 17/D maddesiyle değişen parantez içi hüküm 07/08/2003 tarihinden geçerli olmak üzere) (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplam 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil)…” hükmüne yer verilmiş olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutar 2010 yılı için 22.000 TL olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, gelirin toplanması ve beyanına ilişkin olarak 16 no.lu Gelir Vergisi Sirküleri’nde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

Öte yandan, işveren değişikliği ile ilgili olarak 160 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde, “…Buna göre, bir hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret alması halinde, her bir işverenin ödediği ücretler, ayrı ayrı vergilendirilmektedir. Dolayısıyla vergi tarifesi, her bir işverenin ödediği ücrete, diğer işveren veya işverenlerin ödediği ücretle ilgilendirilmeksizin ayrı ayrı uygulanmaktadır…” açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, yeni işe başlayan personelin çalışacağı süre içerisinde elde edeceği ücret gelirinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94 ve 103 üncü maddeleri uyarınca vergilendirilmesi aşamasında daha önce çalışmış olduğu işverenden elde ettiği kümülatif ücret matrahının yeni iş yerinde çalışacağı süre içerisinde elde edeceği ücret matrahı ile ilişkilendirilmemesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla yeni iş yerinde söz konusu personelin  elde edeceği ücretlerin tevkif suretiyle vergilendirilmesine esas olarak başlangıçta “0” matrahın dikkate alınması gerekmektedir.

Ayrıca, serbest bölgede istisna kapsamında elde ettiğinizi belirttiğiniz ücret gelirinizin, birden fazla işverenden elde edilen ücret gelirinin beyanına ilişkin tespit edilen haddin hesabında dikkate alınmaması gerektiği gibi, ücret geliriniz veya diğer gelirlerinizin yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyanı halinde istisna kapsamındaki ücret gelirinizin beyannameye ithali de söz konusu olmayacaktır.

Öte yandan, serbest bölgede elde ettiğiniz ücretin istisna kapsamında olmaması durumunda ise birinci işverenden almış olduğunuz ücretin hangisi olacağı tarafınızdan serbestçe belirlendikten sonra,  birden sonraki işverenlerden elde ettiğiniz gayrisafi ücretler toplamının 2010 yılı için 22.000TL’yi aşması halinde, birinci işverenden elde ettiğiniz ücret de dahil olmak üzere ücret gelirlerinizin tamamını yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeniz  gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.”

şeklinde değerlendirilmiştir.

Yukarıdaki yer alan Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü tarafından yayınlanan özelge özetle işçinin bir işyerinde yeni başlaması durumunda işyerinde çalışacağı süre içerisinde elde edeceği ücret gelirinin Gelir Vergisi Kanununun 61, 94 ve 103. maddeleri uyarınca vergilendirilmesi aşamasında daha önce çalışmış olduğu işyeri veya işyerlerinde elde ettiği kümülatif gelir vergisi matrahının yeni çalışacağı işyerindeki süre içerisinde elde edeceği ücret matrahı ile ilişkilendirilmemesi yani bağımsız olması gerekmektedir. Bir başka anlatımla yeni işveren tarafından her işe giriş için işçinin elde edeceği ücretlerin başlangıç matrahının “0” olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

SONUÇ

Bazı işverenlerimiz kraldan çok kralcı davranmak suretiyle işçilerin her işe girişlerinde geçmiş dönem işyerleri gelir vergi matrahlarını sorgulamak suretiyle personelin net ücretlerindeki düşüş nedeni ile ciddi biçimde mağdur olmaktadır. Bu konudaki işçilerin mağduriyetleri ve işverenlerimizin tereddütlerini son noktayı Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü tarafından yayınlanan özelge koymuştur. Bu özelgede özetle kişisel görüşlerimizde de olduğu gibi aynı işverene ait işyeri değişikliğinde ya da nakillerde kümülatif gelir vergisi matrahı kaldığı yerden devam ederken farklı işverene ait bir işyerinde işe başlanılması durumunda kümülatif gelir vergisi matrahı yeni işyerine taşınmayıp, gelir vergisi matrahı ’ 0 ‘ dan başlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir