calismabarisi@gmail.com

İşyerine Ulaşım Sırasında Geçirilen Kazalar İş Kazası Sayılır Mı?

İşyerine Ulaşım Sırasında Geçirilen Kazalar İş Kazası Sayılır Mı?

Çalışma hayatının en önemli aktörlerinden biri olan işçilerin geçirdiği kazalardan bir kısmı tartışmalara neden olmaktadır. Özellikle ilk bakışta işyeri olarak düşünülmeyecek yerlerde yaşanan kazalarda işverenler olayı iş kazası olarak görmemekte çalışanlar ise iş kazası olduğunu iddia etmektedir. İş kazası olup olmadığı tartışmalı konulardan birisi de sosyal nedenlerle çalışan evden alıp işe getiriliği ve tekrar eve götürüldüğü sırada yaşanan kazaların iş kazası sayılıp sayılmayacağıdır. Bilindiği üzere mevzuatımızda iki yerde iş kazası tanımlanmıştır. Bunlardan birincisi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ikincisi ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunudur. İki kanunun yaptığı iş kazası tanımları birbirlerinden farklıdır 5510 sayılı kanun çeşitli durumlardan bahsederek bu durumların iş kazası olduğunu belirtmiştir, 6331 sayılı kanun ise iş kazasının daha bağımsız ve evrensel bir tanımını vermiştir. Bu tanımlardan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13. Maddesindeki iş kazası tanımı şu şekildedir;

İş kazası;

  1. a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2. b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  3. c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4. d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. (2)

Tanıma dikkat edilecek olursa e fıkrasında sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş ve gelişi sırasında yaşanan kazaları iş kazası olarak saymaktadır. Bu maddeden de çıkarılacağı üzere;

  • Taşıt işverence sağlanmalı
  • İşin yapıldığı yere gidilip gelinmeli
  • Kaza bu gidiş geliş sırasında meydana gelmelidir.

Söz konusu e fıkrası 506 sayılı eski Sosyal Sigortalar Kanununun 11. Maddesindeki iş kazası tanımındaki halini büyük oranda korumuştur. Bu açıdan 506 sayılı kanun döneminde işe gidiş gelişlerde yaşanan kazalarla ilgili Yargıtay kararları halen uygulanabilmektedir. Yargıtay kararlarına göre gidiş geliş kelimesi dar anlamıyla değil geniş anlamıyla gidişe hazırlık ve gelişe hazırlık zamanlarını da içermektedir, bu anlamda işçinin servis aracına binmek üzere durakta beklemesi sırasında bile kaza geçirirse iş kazası sayılacağı belirtilmiştir ve gidişi sırasında kelimesini salt-servis aracında geçen süreyi değil, servis aracına binmeden önceki süreyi de kapsadığı biçiminde yorumlamak gerektiğini belirtmiştir.[1]

Konuyu iş sağlığı ve güvenliği kanunu açısından da yorumlamak gerekmektedir zira 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununda iş kazası tanımı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundaki tanım gibi somut durumlar verilerek tanımlanmamıştır aksine daha soyut ve genelleyici bir tanım yapılmıştır söz konusu tanıma göre iş kazası, : İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı, ifade etmektedir. Tanımdan da yola çıkarak işyerine ait serviste yaşanan kazanın iş kazası olup olmadığını yorumlamak daha da zorlaşmaktadır zira tanım iş kazasının ya işyerinde ya da işin yürütümü nedeniyle meydana gelmesini şartlarından biri olarak belirtmiştir. Serviste yaşanan kaza açısından düşünülecek olursa servis işyeri tanımına girebilir mi veya işin yürütümü olarak değerlendirilebilir mi şeklinde soru işaretleri oluşmaktadır. Bu soru işaretlerinin çözümü için 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunun iş kazası tanımının gerekçesine bakmak gereklidir gerekçede iş kazası tanımı ile 5510 sayılı kanundaki iş kazası tanı arasındaki ilişki şu şekilde açıklanmıştır; “Tasarıda da iş kazası tanımı benzer bir şekilde işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan olayların iş kazası olduğu şeklinde ve 5510 sayılı Kanundaki tanımı da kapsayacak daha üst genel bir tanım olarak yapılmıştır. Böylece söz konusu Kanunda yer alan iş kazası tanımı veya sigortalıya iş kazası sonucu hangi hallerde hangi hakların sağlanacağını belirleyen şartların kısıtlanmamasına imkan verilmiş ve mevcut uygulamalarda duraksamaya yer verilmemesi sağlanmıştır. Ayrıca “işin yürütümü nedeniyle” ifadesi iş kazası tanımına eklenerek 5510 sayılı Kanunda sayılan iş kazası şartlarından görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi gibi durumlarında tanım kapsamında değerlendirilmesine imkan sağlanmıştır.” Gerekçeden de anlaşılacağı gibi kanun koyucunun tanımdaki amacı 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunundaki tanımın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundaki tanımı kapsamasıdır.

Sonuç olarak Yargıtay kararlarında ve kanun gerekçelerinde de bahsedildiği üzere işçinin servis aracına binmek üzere durakta beklediği andan başlamak üzere işyerine varana kadar yaşanan her türlü kaza iş kazası olarak değerlendirilmelidir.

[1] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E. 1996/2674 K. 1996/2738

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir